Kimi projeler yeni binalar ekler. Kimileri ise bir şehrin yaşama, büyüme ve algılanma biçimini değiştirir.
Büyük ölçekli su kenarı projeleri ikinci kategoriye aittir.
Su kenarı konumları her zaman sınırlı ve son derece arzu edilen bölgeler olmuştur; ancak uzun vadeli değeri gerçekten yaratan yalnızca manzara değildir. Asıl önemli olan, gelişmenin arkasındaki vizyondur. Tüm bir mahalle altyapı, kamusal alanlar ve net bir konseptle su etrafında planlandığında, yalnızca bölgenin kendisi değil çevre şehir de dönüşüm yaşar.
Bu Eagle Hills'in felsefesidir. Şirket, büyük ve entegre su kenarı destinasyonları geliştirmesiyle tanınır; odak noktası yalnızca bireysel binalar değil, sakinleri, işletmeleri ve uzun vadeli yatırımı çeken tam ortamlar yaratmaktır. Bunlar izole projeler değil, zamanla değer kazanmaya devam eden yeni kentsel merkezlerdir.
Yatırımcılar açısından önemli olan husus, bu şirketin ilk projesi olmadığıdır. Büyük ölçekli projeleri hayata geçirmedeki deneyimleri, hem uygulama hem de uzun vadeli potansiyel konusunda güven sağlayan şeydir.
Bugün bu yaklaşım Riga'ya geliyor. Riga Waterfront sıradan bir konut projesi değil. Şehrin bir bölümünü yeniden tanımlamak ve bu lokasyon için tamamen yeni bir talep seviyesi yaratmak üzere hazırlanmış yeni bir mahalledir.
Yatırımcılar için dikkat edilmesi gereken an budur. Çünkü bu ölçekteki projeler piyasayı takip etmez, piyasayı şekillendirir.